HATIRLI BAYRAMI NEDİR?
Van'ımızın zengin kültürü, gelenek görenekleri var. Bunlardan biri insani, vicdani bulduğum akraba, komşu ve dostlar arasında ilişkileri, sevgiyi güçlendiren geçmişi asırlar öncesine dayanan "Hatırlı bayramı”dır.
Dini bayram öncesi bir yakınını kaybeden ailenin bayramda yaşayacağı kederin paylaşıldığı, yası tutulan kişinin birlikte anıldığı genelde bayramın ilk günü teselli amacıyla yapılan bayram ziyaretine " Hatırlı bayramı “ denilmektedir.
Hatırlı bayramı geleneği Vanlı aileler arasında günümüzde de devam etmektedir. Eskiden bu geleneğe "Kara bayram" da denilmekteydi. Ancak sonraki yıllarda bayramın ruhuyla örtüşmeyen bu tanım ortadan kalkmıştır.
Yakında basımı yapılacak olan " VAN'IN YAKIN TARİHİNE IŞIK TUTAN SÖYLEŞİLER- İkram Kali" isimli kitabımdan konuyla ile ilgili alıntı.
Van'ın 1940'lı yıllarını Prof. Dr. Cahit Çoruh anlatıyor:
'Uzun süreli kaldığımız evimiz Tepebaşı Mahallesi Sıhke Caddesi'nde şimdiki Trafik Sokak'tan Çarşı tarafındaydı. Caddedeki bahçeli ferah Van evlerini ve güzel ve yardımsever komşularımızı çok iyi hatırlıyorum. Komşularımızla aile gibiydik. Caddedeki ve evimizin önündeki kanaldan nerdeyse tüm su ihtiyaçlarımıza yeten kehriz suyu akardı. Üst komşuluğumuzda İsmail Güldal ailesi alt komşuluğumuzda Naci Ergin ailesi otururdu. Karşımızda Ömer Selçuk ailesi (benimle ilgilenen oğulları Selahattin, Cahit ve Nahit Selçuk) onların üst tarafında Mahmut Doğanlar, Yaşar Meriçler alt tarafında Tahir Sönmezler, Avcı ailesi otururdu. Bahattin Altaylar, Nabat Teyze (çok şey öğrendiğim oğlu Kemal Bingöl), Kuralkanlar, Şaban Boysanlar, Müştak Boysanlar, Mısırlıoğlular, Adıgüzeller, Ünsallar, Menzilcioğluları, Avcılar, Selahattin Aslanoğlu aşağıda Şükrü Altaylar, Suphi Konuklar, daha aşağıda Altaylılar (Mustafa Altaylı, Yakup Altaylı, Kubilay Altaylı), Milli İstihbarat Teşkilatında görev yapan Abdullah Bey aileleri hatırladıklarım.
Komşumuz Rahmetli Şahap Ergin'in babası rahmetli Naci Ergin o yıllarda beni meşgul eden, manevi destekleri olan komşumuzdu. Evlerinin dış duvarın üstünde demir parmaklıklar vardı. Naci Bey o parmaklıkları bana boyatarak yağlı boya fırçasını kullanmayı öğretti.
Babam vefat ettiğinde ben 10 yaşındaydım. Vefat sonrası ilk bayramda evimizin karşısında oturan komşularımız Ömer Selçuk, Mahmut Doğan beyler ilk bayram ziyaretini bizim eve yaptılar. Hüzün ve mutlulukla karışık duygular yaşadık. Bizdeki bayramlaşmadan sonra bana evin reisi artık sensin, birlikte komşuları gezeceğiz dediler. Beni yanlarına alarak ve büyük bir insan gibi değer vererek komşularımızı bayram kutlaması için gezdik."


Yorumlar
Yorum Gönder