ESKİ CEZAEVİ CADDESİ'NİN BİLİNMEYEN HİKAYESİ
Belli bir inanç, değer ve kültür varlığı olan insanın eli bir yere değer ve o yer bir mekâna dönüşür. O yer, yer olmaktan çıkar ve adını bulur. Adı mahalle olur, sokak olur; ev, çarşı, hapishane, park, meydan olur.
Mahalle, cadde, sokak adları ise ortak bellek oluşturmanın geçmişten geleceğe nesiller boyu köprü kurmanın aracı olarak kabul edilir.
Van şehir merkezinde günlük hayatın aktığı caddelerden biri Eski Cezaevi Caddesi'dir. Van Büyükşehir Belediyesi tarafından genişletme, alt yapı, kaldırım, asfalt yenileme çalışmaları başlatılmasıyla birlikte Eski Cezaevi Caddesi farkındalık yaratarak ismi insanların ilgisini çekmeye başladı.
Merak edenler soruyor; " Eski Cezaevi Caddesi adını nereden alıyor? Neden Eski Cezaevi Caddesi adı verilmiş. Ne zaman verilmiş? "
Edindiğimiz bilgiler, yaptığımız araştırmalar doğrultusunda soruları yanıtlamaya çalışalım.
Van'ın göbeğinde her gün binlerce insanın ve aracın gelip geçtiği bu cadde, aslında ilginç hikâyeye sahiptir.
1915’de yakılıp yıkılan eski Van şehri surları dışında kalan yazlık evlerin, bulunduğu bahçelik bölgeye Müslümanlar Bağlar/Bahçeler Mevkii, Ermeniler Aygestan ( Bahçelik) adını vermişlerdir.
Sıhke Caddesi üzerinde (Haçboğan) Mustafa Altay Parkı kavşağın güneyinden Kazım Karabekir/ Maraş ve Erek Meydanı'na giden caddenin sol köşesindeki bu yerde Cumhuriyet döneminin ilk cezaevi yapılmıştır.
O günkü imkan ve ihtiyaca göre tek katlı mimariyle kerpiç malzemeden yapılan cezaevinin karşında eski Van Belediye Başkanı Aydın Talay ailesinin iki katlı kerpiç evi bulunmaktaydı. Cezaevinde Van’ın eğitimcilerinden, öğretmen, gazeteci yazar Ali Laleci’nin babası Süleyman Laleci gardiyanlık yaptığını da belirtelim.
Van'ın sosyal ve siyasal belleğinde izler taşıyan Eski Cezaevi Caddesi adını bu cezaevinden almıştır.
Günümüzde Bahçıvan, Hafize, Cumhuriyet, Cevdet Paşa mahallelerinden geçmekte olan cadde Sıhke, Kazım Karabekir/ Maraş, İkinisan caddeleri ile Erek Meydanını birbirine bağlamaktadır. Cumhuriyet İlkokulu, Dere Mahallesi, Çalık cadde üzerinde yer almaktadır.
Şerefiye Caddesinde eski toprak futbol sahası yakınında tek katlı avlusu olan, girişinde nöbet kuleleri ile dikkat çeken kerpiçten yeni cezaevinin 1960'da yapılması üzerine Sıhke Caddesinde bulunan cezaevi buraya taşınmıştır. Cezaevinde Vanlı avcılardan Ekrem Yeltekin cezaevi müdürlüğü, Van Postası Gazetesi sahibi Turan Şahinbaş’ın babası, eski futbolculardan Murat Şahinbaş gardiyanlık yapmıştır.
Sıhke caddesindeki Eski Cezaevi 1960’larda yıkılarak yerine iki katlı, çevresi taş duvarla örülen Başbakanlık Milli İstihbarat (MİT) binası inşa edilmiştir. Söz konusu kurum uzun yıllar burada bulunduktan sonra 1970’li yıllarda İskele Caddesi üzerinde yapılan modern binasına taşınmıştır.
Boş kalan Hazineye ait cezaevi arsası Milli Emlak Müdürlüğü tarafından satılmıştır. Satın alan ancak zaman içinde el değiştiren arsaya son mülk sahibi tarafından alt katı iş yeri, üst katlarında konut olan bina yapılmıştır.
Cezaevi binası tarih oldu ama ismi Eski Cezaevi Caddesi hafızalarda yaşamaya devam etmektedir.
Bir: 1852 tarihli bir belgede Eski Van’da Osmanlı Dönemi’nde bilinen ilk hapishanelerin Van Kalesi’ndeki kışlada bulunduğu ayrıca Miri Konağı isimli yapının hapishane olarak kullanıldığını anlatılmaktadır.
İki: Osmanlı döneminde Şakir Paşa, Van’ın ulaşım ve taşımacılık sorununa el atmıştır. 1896’da Bâb-ı Âli’ye gönderdiği bir raporda, Van’da tramvay inşası ve işletilmesi önerisine yer vermiştir. Tramvayın Sıhke Caddesi üzerinden Eski Van Şehri ile Bağlar Mevki arasında yolcu taşıma amaçlı çalıştırılması planlanmıştır. Tramvayın Haçbaoğan/ Bağlar kavşağında ayrılan bir hatla günümüzdeki Eski Cezaevi Caddesi güzergahından geçerek Erek Meydanına bağlanması düşünülmüştür.
Sıhke Caddesi. Mustafa Altay Parkı Kavşağı.(Haçboğan) 5 Yol yönüne çıkarkenÖrneğin...
İskele Caddesi
Gemi, feribot iskelesi ile şehir merkezi arasında ulaşımı sağlayan cadde İskele adını almıştır.
Şerefiye Caddesi
1930’larda ilk hükümet binası, kamu binalarının cadde üzerinde bulunması nedeniyle cadde ve çevresinin değer kazandığı, diğer ifadeyle şereflendiği varsayılarak Şerefiye adı verilmesi uygun görülmüştür.
Sinemalar Sokağı
Cumhuriyet Caddesi ile bağlantılı 200 metre uzunluğundaki sokakta kışlık Emek Sineması, yazlık Emek ve Şehir sinemaları bulunmaktaydı. Sokağa çevresindeki sinemalardan dolayı Sinemalar Sokağı adı verilmiştir. Ancak ne ilgisi varsa, ne tür "sanat" yapılıyorsa sokağın adı
“ Sanat” sokağı olarak değiştirilmiştir. Tabi ki çok yanlış yapılmıştır.
Yaşadığımız şehri gerçek anlamda sevebilmek bir için her yönüyle sahiplenerek iyi tanımalıyız sonra da doğru tanıtmalıyız.








Yorumlar
Yorum Gönder