KÖKLÜ DOSTLUĞA GÖLGE DÜŞÜRMEYELİM

 


Van'ın tarihi MÖ 7000 yıllarına kadar uzanır. 

Van farklı kültürlerin ve toplulukların bir arada yaşayabildiği güzide bir coğrafyadır.

 Urartu Devletinin başkenti Tuşba/ Van, Van Gölü'nün doğu kıyısında yer almaktaydı. Devletin sınırlarını, batıda Karasu-Fırat, kuzeyde Kuzey Ermenistan dağları, doğuda İran Azerbaycan'ındaki Savalan Dağları, güneyde ise Zagros Dağları'yla birleşen Doğu Toroslar oluşturur. 


Elazığ’ın tarihi ise Harput şehir tarihi ile birlikte başlar. 

Bugünkü Elâzığ şehir merkezinden sadece 5 km uzaklıkta bulunan Harput, M.Ö. 4000 yıllık tarihiyle, Elazığ’ın ilk yerleşim bölgesidir. M.Ö. 12.  7. yüzyıllar arasında yöreye merkezi Van (Tuşpa) olan Urartular hâkim olmuştur. Urartuların Başkenti Tuşba-Van gibi Harput-Elâzığ' da Urartu hâkimiyetine ait çeşitli çivi yazılı kitabeler bulunmaktadır. 

Osmanlı hâkimiyeti döneminde Harput, Basra ve Bağdat'tan Diyarbekir'e gelip Malatya ve Sivas istikametinde devam eden ticaret yolunun üzerinde bulunuyordu. Bu yol aynı zamanda askeri amaçlarla da kullanılıyor, ayrıca bir yol da Bingöl ve Muş üzerinden Van'a ulaşıyordu. Günümüzde Van araçları Ankara, İstanbul’a Elâzığ yolu üzerinden gitmektedir. 

Gümüş sanatının merkezi Van ile Elazığ arasında kültür ilişkisi Osmanlı döneminde farklı bir özellik taşımaktaydı. O dönem Elazığ’da kızını gelin edecek ailelerin damat evinden istediği hediyeler arasında olmazsa olmazlardan biri Van işi gümüş kemerdi. 

1915’de Van’da isyan eden Ermeniler ve Rusların Van işgali üzerine kadın, çocuk, yaşlı silahsız Vanlılar canlarını kurtarmak için yollara düşerek muhacir olmuşlardı.  Vanlılar Bitlis, üzerinden Diyarbakır, Urfa, Gaziantep, Adana, Maraş’ın yanı sıra Anadolu’nun dört bir yanına dağılmışlardı.  Gittikleri illerden biri Elâzığ’dı. 

Vanlılar mülteci olurken beraberlerinde kültürlerini, türkülerini de gittikleri yerlere taşımışlardı.  O nedenle “  Pencereden bir taş geldi. Ben zannettim Mamoş geldi. Uyan Mamoş, uyan uyan. Başımıza ne iş geldi. Eyvah Mamoş eyvah, eyvah. Doktor getir yarama bak”  adı türkü  Van ve Elazığ kayıtlarında yer almakta iki şehir tarafından sahiplenmektedir. 

Van türkülerini artırıp yayınlayan  isimlerden biri Kültür Bakanlığı sanatçısi yazar Elazığlı Salih Turhan'dır. 

Elazığ ilimiz bağcılıkta önemli şehirlerimizden biridir.  Elazığ Öküzgözü, siyah renkli sulu büyük taneli üzüm aynı zamanda şarap üretiminde kullanılmaktadır. Geçmişte Elâzığ’da üretilen büyük  boy şişelerde satılan Buzbağ şaraplarını içtikten sonra sarhoş olarak Akköprü dersinden yalpalaya yalpalaya gelen Vanlıları dün gibi hatırlıyorum.  

Otobüs yolcu taşımacılığında da Van ile Elâzığ arasında dostluk ve ticari ilişkiler güçlüdür. 1970'li yıllarda Elazığ Harput ve Hazar firmasının havalı otobüslerinin Van’ın düşman işgalinden kurtuluş bayramındaki geçidi merakla beklenir; protokolün önünden geçen koca otobüslerin öne sağa sola sallanarak selam vermesi  heyecanla izlenirdi.


Van’ın ilk otobüs işletmecilerinden bir Elazığ Hazar Turizm firmasını Van’a getiren komşumuz daha sonra kayınpederim olan rahmetli Enver Kaya 1973  yılı 2 Nisan Kurtuluş Bayramı geçidine otobüsleri getirmekle kalmamış Elâzığ halk oyunları ekibini getirterek gösteri yaptırmıştı.

Van halk oyunlarına büyük emek veren, zurna çaldığı halde Davulcu Tosun olarak tanınan rahmetli Tosun Özister bazı düğünlerde gırnata- klarnet çalardı.  Vefatı öncesi kendisiyle yaptığım söyleşide klarneti ne zaman öğrendiğini sorduğumda şunları söylemişti: “1975'te çalmaya başladım. Elazığlı Mevlüt Canaydın adında bir ağabeyimiz vardı.  Elazığ'a gittim geldim. o bana öğretti. Onunla çok iyi bir dostluğumuz vardı. Yarışmalarda sürekli buluşurduk. Klarneti öğrendikten sonra artık düğünlere klarnetle giderdim.”

Şanlıurfa’da Sıra Gecesi, Elazığ’da Kürsübaşı, Diyarbakır’da Velme Geceleri, Van’da Oturma Gecesi,  Kastamonu’da Barana Geceleri’dir.  Ayrıca Van şivesinin etkilendiği benzerlik gösterdiği  yöreler Kerkük, Urfa, Azarbaycan  bir de  Elazığ’dır. 

1982 yılında tarihinde ilk kez 2. Lig’e çıkan Vanspor centilmen taraftarları, hoşgörülü idarecileriyle lige renk katmış büyük sempati toplamıştır. Ligler süresince Elazığspor ile çok sayıda müsabaka oynadık.  Van’dan Elâzığ’a, Elazığ’dan Van'a taraftarlar geldi gitti.  1984 yılında Elazığ’a maça giden Vanlı taraftarlar arasında rahmet ve özlemle andığım Van oturma gecelerinin renkli isimi ve sesi Seyfettin Zırhlıoğlu’da vardı. Seyfi Zırhlıoğlu'na  8 köşe Elazığ şapkası satan esnaf  tarafından bir şapka armağan edilmişti. 



Namı diğer Seyfi Baba Vanlılar 5 köşe şapka takarken  o başından 8 köşe Elazığ şapkasını ölünceye dek  çıkarmamıştı.  Öyle ki evinde yazlık kışlık şapka koleksiyonu oluşturmuştu. 



Vanspor’un başarısı için mücadele eden futbolcular arasında Elazığlı futbolcular da vardı. Erkan, Hakan, Elazığspor forması giyerken Vanlı futbolculardan Fenerbahçe  de firma giyen Niyazi Gülseven'in kardeşi Sacit, kaptan  Cevdet Elazığ’başarısı için ter dökerken  Vanlı Cemal Tosun kaleci antrenör olarak Elazığspor' da görev almıştı.

Van’ın efsane belediye başkanı rahmetli Tayyar Dabbağoğlu’nun hemşehrilerine emaneti olan eşi, Vanlıların kıymetli ablası Dr. Süheyla Dabbağoğlu aslen Elazığlıdır.  Süheyla abla eşini 1977 yılında kaybetti.  Ama o “ Van benim memleketimdir. Vanlılar beni ben de Vanlıları iyi tanırım bilirim” diyerek Van’dan, Vanlı dostlarından hiç ayrılmadı ayrılmayı da hiç düşünmedi. 

İzleyici rekorları kıran Kurtlar Vadisi dizisinin yapımcısı, başrol oyuncusu Elazığlı Polat Alemdar ( Necati Şaşmaz)’ın dostları arasında Vanlılar ilk sırayı almıştır.  Bu dostluk nedeniyle zaman zaman Van’a gelip gitmektedir.

Türkiye Spor Yazarları Derneği Van Temsilcisi ve Vanspor Basın Sözcüsü ve Genel Sekreteri olduğum 1996'da Doğu ve Güneydoğu’da ilk defa Van’da TSYD Doğu Turnuvası düzelme şansım oldu. 

Diyarbakırspor, Gaziantepspor gibi takımları davet etmiştim ancak kamp dönemleri nedeniyle katılamayacaklarını belirtmişlerdi. Turnuvaya Süper Lig  (1.Lig) de o sezon mücadele edecek olan Vanspor’un yanı sıra Siirt Köyhizmetlerispor, Erzurumspor ve Elazığspor katılmış ; kupayı Siirt kaldırmıştı. 

Demek o ki;

Kökleri Urartular döneminde uzanan Van- Elâzığ birlikteliği, dostluğu binlerce yıldır yıldır devam ediyor.  Çevremden biliyorum damadı olan çok sayıda Vanlı da var, aynı şekilde Vanlı gelini damadı olan Elazığlılar da var. Ticaret, alışveriş ise tarihin her döneminde yapılmış ve yapılmaya devam etmektedir.

Kıymetli Vanlılar ve Elazığlılar; 

 Van’ımızın tüm şehirlerle  güçlü sosyal ve ekonomik ilişkileri, dostlukları vardır. Elâzığ da Diyarbakır da, Bursa da,  Çanakkale’de, Antalya’da, Trabzon’da  nihayet tüm Türkiye Vanlıların dostudur. 

O nedenle…

Her şehirde ve müsabakada olduğu gibi Elazığ ve Van’da da futbol müsabakalarında istenmeyen olumsuzluklar yaşanmış olabilir. Ancak amacı dostluk olan futbol maçında yaşananların sahalarda kalması gerekir.  Bunları kine nefret dönüştürmek tehlikelidir yanlıştır; şehirlerimize insanımıza ihanettir. Kaldı ki şampiyon olmak, yenmek yenilmek de dünyanın sonu değil.  

Gardaşlar ile Gakkoşlar aracındaki köklü dostluğa tahrik edici, kışkırtıcı, kırıcı, siyasi  amaçlı  söz ve eylemlerle lütfen gölge düşürmeyelim; haddini aşanlara fırsat vermeyelim. 

Yazımı rahmetli anamın sözü ile noktalayayım: 

Sinir gelir göz kararır, sinir gider yüz kararır

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mustafa Yıldızbaş ile Geçmişe Yolculuk

VAN’A DEĞER KATAN MUHTEŞEM PROJE

ESKİ CEZAEVİ CADDESİ'NİN BİLİNMEYEN HİKAYESİ