SADETTİN PAŞA VAN'DA KURBAN KESİLEREK KARŞILANIYOR
Bir Osmanlı generali olan Sadettin Paşa, teftiş heyeti başkanı olarak beraberindeki heyetle birlikte bizzat Padişah Abdülhamit tarafından görevlendirilerek Van'a teftiş için gönderiliyor.
Teftiş Komitesi 17 Mart 1895’te Trabzon’dan yola çıkıyor ve Ermeni nüfusunun yoğun olduğu Gümüşhane, Erzurum, Bitlis ve Van’a uğruyor. Sadettin Paşa Ahlat, Adilcevaz, Erciş sonrası 8 Şubat 1896 günü Van'a ulaşıyor.
Sadettin Paşa Van'a gelişinde 1915 Ermeni isyanı ve Rus işgali sırasında yakılıp yıkılan bugün harbe halinde olan Van Kalesi güneyindeki Eski Van şehrinde hükümet konağı önünde kurban kesilerek bayraklar eşliğinde coşkuyla karşılanıyor.
Sadettin Paşa görevini 21 Kasım 1896'da tamamlayarak Trabzon üzerinden İstanbul'a dönüyor. Çünkü o dönem Van-İstanbul arasında ulaşım en kısa süreli ve en güvenli olması itibarı ile Trabzon ya da Batum üzerinden sağlanabiliyor.
Yaklaşık 22 ay süren bu teftişin 5 aylık günlükleri kitaplaştırılıyor. Van ile önemli bilgilerin yer aldığı 125 sayfalık el yazması defter Sadettin Paşa'nın oğlu Orhan Sadettin Bey tarafından yayıncı Sami Önal'a ulaştırılmış. Araştırmacı yazar Sami Önal da günlükleri günümüz Türkçesine çevirerek ''Sadettin Paşa'nın Anıları'' adıyla kitap olarak hazırlamış Remzi Kitapevi tarafından basılmıştır. Geri kalan 17 aylık günlük notlar kayboldugu veya bulunamadığı için henüz kitap olarak basılamamıştır.
Sadettin Paşa’nın anıları Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine tanıklık ediyor. İmparatorluğun çöküşe geçtiği bu dönemde etnik çatışmaların yaşanması dış müdahaleye açık ortam hazırlıyor. Osmanlı Devleti ise Batı’dan gelen eleştirileri, baskıları Tanzimat ve Islahat Fermanları’yla savuşturmaya çalışıyor. Islahatların ardından bir Teftiş Komitesi kurularak Anadolu’daki azınlık halklarla ilgili iddialar inceleniyor.
Teftiş heyetinin araştırmaları 21 Kasım 1896’da sona eriyor. Sadettin Paşa yetkili mercilere konu hakkında bir rapor veriyor. Bir yandan da resmi rapora yazamadıklarını günlüğünde anlatıyor.
Olayları nesnel bir gözle değerlendiren Sadettin Paşa Ermeni topluluğunun önde gelenlerinin var olan gerginliği İngiliz, Rus ve İran konsoloslukları ile Amerikan misyonerlerinin desteğini almak amacıyla nasıl kendi çıkarlarına kullandıklarına dikkat çekiyor Hamidiye Alayları’na yönelik gözlem ve eleştirilerini ayrıca not ediyor.
Sadettin Paşa Ermeni topluluğunun önde gelenlerinden (Taşnak Hınçak Ramgavar Karahaç örgütleri ve isyancı liderleri) kötü niyetli faaliyetlere katılanlardan söz ediyor. Bahse konu kişilerin Batılı güçlerin desteğini ve korumasını kazanabilmek için kendilerini kurban gibi gösterdiklerini, bazı yerlerde Ermeni topluluğunun önde gelenlerinin gizli yollardan Kürt aşiretlerinin itaatsiz ( isyancı) Ermeniler’e saldırmalarnı sağladığını anlatıyor. Sadettin Paşa bu kişilerin ayrıcalık ( Ermeni devleti kurmak) elde amacıyla Kürt gruplarını provoke ettiğini, saldırılar gerçekleşince aynı kişilerin kurban oldukları ve korunmaya muhtaç oldukları gerekçesiyle konsolosluklara ve misyonerlere gittiğini belirtiyor. Diğer ifadeyle Ermeni isyancı teröristler kendilerini destekleyen, teşvik eden yabancı güçleri Osmanlıya karşı harekete geçirmek için kışkırtma ve terör eylemleri yapıyor.
Sadettin Paşa yaşananları değerlendirirken sorunların uzun yıllar boyunca gerçekleşen olaylara dayandığı sonucuna varıyor. Müslüman Kürt aşiretlerine Ermenlilere geniş imtiyazlar verileceği dedikodularına inanmamaları gerektiği, bu dedikoduların İslam'a aykırı olduğu ve Ermeniler tarafından uydurulduğu yönünde uyarıyor. Ermeni topluluğunun liderlerine ise Osmanlı’nın güçlü dönemlerini ve eğitim, memuriyet ve kamu hizmetlerinden yararlandıklarını hatırlatıyor ve Osmanlı’ya sadık kalmalarını istiyor.
Sadettin Paşa'nın teftiş ve tespitleri den 20 yıl sonra 1915' de Ermeniler Van'da isyan ederek büyük felakete neden oluyor. Ermeniler şehir merkezini, ilçeleri, köyleri yakıp yıkarak binlerece Müslüman ahaliyi katlederek huzur ve güven ortamını yok ediyorlar.
Göç etmek zorunda kalan on binlerce Vanlı Müslüman yollarda hayatını kaybediyor, bir kısım çocuk de kayboluyor.
Sonuç olarak Ermeni isyanı yüzlerce yıl birlikte yaşayan Türk, Kürt ve masum Ermeni halkının orta acılar, kayıplar yaşamasına neden oluyor.
Sadettin Paşa'nın anıları 1915'e ışık tutuyor.



Yorumlar
Yorum Gönder