1915 katledilen 150 bini aşkın yurttaşımızı Van Ermeni isyanı ve Rus işgalinin 109. yıl dönümünde saygıyla rahmetle anıyoruz
20 Mayıs Ermenilerin II. Van isyanı ve Ruslar tarafından işgalinin 109. yıl dönümüdür.
20 Mayıs Van’ın miladıdır.
20 Mayıs ihanetin adıdır
20 Mayıs Van’ın yakın tarihinin en önemli günüdür.
20 Mayıs Van'ın yakılıp yıkıldığı gündür.
20 Mayıs Van’ın aydınlık geleceğinin karartıldığı gündür.
20 Mayıs Van’da derin yaraların açıldığı, tarifi imkânsız acıların yaşandığı gündür.
20 Mayıs Van’ın yitik şehre döndüğü gündür.
20 Mayıs Van’ın toplumsal hafızasını yitirdiği gündür.
20 Mayıs Van’a katliamcı Aram Manukyan’ın işgalci Ruslar tarafından vali olarak atadığı gündür.
20 Mayıs Van’dan on binlerce Müslüman Vanlının mülteci olarak yollara düştüğü, memleketlerini gözyaşlarıyla geride bıraktığı günüdür.
20 Mayıs Van’ın insan ve sermayesini kaybederek ekonomik ve sosyal yıkım, travma yaşadığı gündür.
20 Mayıs hüzünlü şarkı, yürek dağlayan ağıt, şiirlerde mısralara dökülen acı, travmalar dolu trajik romandır.
20 Mayıs Vanlıların 150 şehidi andığı ,tarihe saygı, geçmişe vefa duyduğu, geleceğe umutla baktıkları gündür.
1915 Ermeni isyanı ve Rus işgalinin 109. yıl dönümünde çocuk, kadın, yaşlı katledilen mezarları ve hece taşları dahi olmayan 150 bini aşkın Vanlı şehidimizi saygıyla, rahmetle anıyoruz.
3A-2U
Anla, Anlat, An
Unutma Unutturma
109 YIL ÖNCE VAN’DA NELER YAŞANDI?
Osmanlı İmparatorluğu'nu parçalamak isteyen İngiliz, Fransız, İtalya, Rus ve diğer Büyük Güçler devlet kurma vaatleriyle 19. yüzyılın başlarında zenginlik, refah ve huzur içinde olan, Türk ve Kürt komşularıyla iyi ilişkiler içinde yaşayan Ermenileri isyana teşvik ettiler.
Ermeni ihtilalcilerin Osmanlı Devleti aleyhine yürüttüğü ayrılıkçı faaliyetlere Van’da açılan Rusya, İngiltere, Fransa, İran ve İtalya konsoloslukları ile Amerikan Protestan Misyonu, Fransız Dominik Misyonu sözde eğitim, sağlık, sosyal yardım adı altında önemli destekler sağladı.
Osmanlı Devleti cephelerde savaşırken silah ve çeşitli şekillerde desteklenen Ermeniler güç zehirlenmesine tutularak devlet kurma hayaliyle 17 Nisan 1915 günü bölücü ve yıkıcı terör örgütü Taşnak, Hınçak, Ramgavar partileri ve dışarıdan Van'a gelen Vanlı olmayan Ermeniler 1915 Van Kasabı isyancı Aram Manukyan komutasında ayaklanma başlattı. İsyanın başlangıcında Bağlar’da (Bugünkü Van şehir merkezi) bulunan bütün resmi binalar çeteler tarafından işgal edilerek ele geçirildi.
Ermeni Taşnak isyancılar
Ermeni isyancılar Van’da Müslümanlara ait ev, iş yerlerini ateşe vererek yakıp yıkarken Tuşba ilçesi Zeve köyü, Selimbey mahallesi, Mollakasım vayvay tarlası, Amik, Yemlice, Gülsünler, Erciş Çelebibağ, Gevaş Yanıkçay köyü, Bahçesaray, Gürpınar, Çatak ve daha birçok ilçe köy ve mahallede toplu katliamlar gerçekleştirdi.
İsyan hızla yayılırken Ruslar,1915'te Van Gölü Havzası’na doğru ilerliyordu. Rusya'da kendilerine katılan gönüllü Ermeni alaylarına bölge Ermenilerinin oluşturduğu çeteler de yol boyu katılmaya başlamıştı. Ruslar bu durumdan yararlanarak iki koldan askerden yoksun, savunmasız durumdaki Van üzerine ilerleyerek, 11 Mayıs 1915’te Muradiye’yi, 12 Mayıs’ta Patnos ve Erciş’i işgal etti.
Vali Cevdet Bey 17 Mayıs’ta daha büyük katilamı önlemek amacıyla silahsız savunmasız Osmanlı ahalisinin Van’ı boşaltmasını istedi. On binlerce çocuk, kadın, yaşlı Vanlı canlarını ve ırzlarını korumak için çok zor koşullar altında yaya yollara düşerek Bitlis, Diyarbakır üzerinden Türkiye’nin dört bir yanına göç etmek zorunda kaldı. Mülteci olan Vanlıların bir kısmı muhacirlik sırasında eşkıyalarca soyulurken bir kısmı gideceği yere ulaşmadan yollarda hayatını kaybetti.
Muhacir olan Vanlı Müslüman mültecilerRuslardan güç alan Ermenilerin başlattığı kanlı isyanı bastırmakla uğraşan Van Valisi Cevdet Bey, Rusların iyice Van şehir merkezine yaklaştığı haberini alınca, şehri terk ederek Başkale’ye çekildi.
Ermeniler, Müslümanların oturduğu mahalleleri ateşe vermiş, şehirde kontrolü ele geçirmişlerdi.
20 Mayıs 1915 günü General Nikolayev komutasında Van’a Ermeni Antranik ile birlikte giren Rusları Ermeniler tuz ve ekmekle coşkulu şekilde karşılıyordu. Tamamen ele geçirilerek yakılıp yıkılan Van şehrinden kara dumanlar gökyüzüne yükseliyordu. Rus orduları Kafkasya komutanı Daşkof Aram Manukyan’ı Van valisi olarak tayin ederek ödüllendiriyordu.
Ermeni isyan lideri Rusların vali atadığı Aram MaukyanII. Van Ermeni isyanı ve katliamı olarak tarihe geçen, Van’ın geleceğini olumsuz etkileyen işgal Nisan 1915 ayı ortalarında başlayıp Van'ın kurtuluşu olan 2 Nisan 1918 tarihine kadar üç yıl devam etmiştir.
1915' de yakılıp yıkılarak yaşanmaz hale döndürülen Eski Van Şehri...
Van’a giren Türk Ordusu şehri tam bir harabe durumunda bulmuştu. I. Dünya Savaşı ve işgal yıllarında yaşanan olaylar Van’daki sosyal ve ekonomik düzeni temelden bozmuş, kentin gelişip kalkınması kesintiye uğramıştı. 1915- 1918 isyan ve işgal döneminde Van'ın Müslüman nüfusunun yüzde 64'ü yani 150 bini aşkın insanımız katledilmişti. Öyle ki 1919’da Van'ın nüfusu bin 500 kişiye kadar düşmüştür. Yurttaşlarımız her yıl hatırlayarak anmak vicdani ve insani görevimizdir.
Eski Van şehri 1915Sonuçta emperyalistlerin destek ve teşvikiyle isyan ve ihanet eden Ermeniler hem Müslüman Vanlıların hem de isyana, karşı çıkan sağduyulu masum Ermeni halkının geleceğini geri dönülmez şekilde yok etmişlerdi.
Evdeki pazarın çarşıya uymadığını acı şekilde yaşayan Van Ermenileri 1918'de kendilerini yüz üstü bırakan Ruslar ile birlikte Rusya'ya göç etmek zorunda kalmışlardı. Büyük hayallere kapılan Ermeniler emperyalist güçler tarafından kötü şekilde kullanıldıklarını, düzenlerinin bozulduğunu anladıklarında iş işten geçmiş dönülmez yola girilmişti.
Eski Van şehrinde 1915 öncesi ve sonrası bir sokak
1915'İN DOĞAL SEMBOLÜ
19. yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı topraklarına has bir çiçek olarak kalan Ağlayan Gelin/Ters Lale çiçeği Anadolu coğrafyasına ait endemik bir türdür. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde doğal yayılış gösteren Ağlayan Gelin çiçeğine Asya ülkelerinden Afganistan, İran, Irak ve Hindistan’ın yüksek kesimlerinde de rastlanılmaktadır.
1915'in doğal sembolü: Ağlayan Gelin Çiçeği
Hüznün sembolü olarak bilinen en eski süs bitkisi olan, soğanlı bitkiler familyasından Ters Lale Van’da halk arasında "Ağlayan gelin çiçeği" olarak bilinmektedir.
Ağlayan Gelin çiçeği 1915 Van katliamlarının sembolü olmanın yanı sıra birçok din ve kültür için de hüznün sembolü kabul edilmiş, efsanelere konu olmuştur.
DOĞAL OLAY TESADÜFİ DEĞİL
Ağlayan Gelin çiçeği ilginçtir Van'ın tarihsel döneminde her yıl doğada hayat bulmaktadır.
Ağlayan Gelin çiçeği 1915’teki Ermeni isyan ve katliamlarının başladığı 15 Nisan ile Van’ın Ruslar ve Ermeni çeteleri tarafından işgali edilerek yakılıp yıkıldığı, büyük acıların yaşandığı 20 Mayıs tarihleri arasında gözyaşı dökerek açar, ömrü 15 gün sürmektedir. Yaşanan bu doğa olayı hiç tesadüf değildir. Ağlayan Gelin çiçeği akıttığı gözyaşıyla Van'da 1915’te Nisan, Mayıs aylarında yaşanan isyan, ihanet, işgal ve katliamlara doğal tanıklık yapmıştır.
AĞLAYAN GELİNLER
Tarihi kaynaklarda, görgü tanıklarının ifadelerinde Ağlayan Gelin çiçekleri Nisan Mayıs aylarında açarken katliamlardan kaçarak Zeve’ye sığınan 7 köy halkından 2500 yaşlı kadın çocuk Ermeni çetelelerince topluca katledilmiştir. İffetlerini, canlarını korumaya çalışan gelinler, kızlar gözyaşları içinde kendilerini Zeve yanı başından akan, doğal yaşam alanı olan Mermit çayına atmak zorunda kalmışlardır. Zeve'nin yanı sıra Gevaş ilçemizin Yanıkçay köyünde de kadınlar, kızlar, yaşlılar, çocuklar ve gelinler topluca katledilmiştir. Katliamda gelinlerin gözyaşları ve feryatlarına Ağlayan Gelin çiçekleri gözyaşı dökerek tanık olmuştur. Her yıl Nisan- Mayıs dönemlerde boyun bükerek damla damla gözyaşı dökerek açan hüznünün doğal sembolü Ağlayan Gelin çiçekleri bu nedenlerden dolayı "Van İsyan, Katilam ve İşgal Sembolü" olarak ayrı bir değer görmektedir.
600'u aşkın çocuk kadın yaşlı masum Gevaşlı Müslümanın toplu katledildiği Yanikçay Şehitliği

























Yorumlar
Yorum Gönder