İngiliz Dickson'un Taşnak Raporu
Her gün yeni bir bilgi
VAN'IMIZI TANIYOR TANITIYORUZ
İngiliz Dickson'un Van Taşnak raporu
74- Bilindiği üzere Osmanlı Devleti XIX. yüzyılda hem siyasi hem de ekonomik olarak güçsüz bir devlet haline gelmeye başladı.
XIX. yüzyılın son çeyreğine gelindiğinde emperyalist devletlerin nazarında artık Osmanlı “yıkılacak” bir devletti. Onların hedefi çökmekte olan Osmanlı Devletinden en fazla kazancı istifade edebilmekti. Bu sebeple Ermeni milliyetçiliğinin uyanmasında Ermeni Kilisesi’ne' en büyük yardımı Büyük Devletler (Amerika, Fransa, İngiltere ve Rusya) sağlamıştır.
Osmanlı Devleti’nin dağılmasında çıkarları olsun veya olmasın Büyük Güçlüer'in hepsi de “Hıristiyanlık teması” düşüncesiyle Ermenileri desteklemekle kalmadı isyana teşvik etti. Özellikle Rus-İngiliz rekabeti ortaya bir “Ermeni Meselesi”ni çıkardı. Van Vilâyeti XIX. yüzyıl sonu ve XX. yüzyıl başlarında Ermenilerin Anadolu’daki faaliyetlerinin en açık şekilde görüldüğü yer oldu.
Birinci Dünya Savaşı’nda Doğu Cephesi, en hareketli ve en büyük kayıpların yaşandığı cephelerden biri olmuştur. Ve bu cephenin yarılması Van’ın Ruslar tarafından işgali ile başlamıştır.
1915’de Ermenilerin isyanı sonrası Ruslar, Van’ı işgal edince şehrin idaresini geçici de olsa Aram Manukyan'ı vali atayarak Ermenilere vermiştir. Ancak bir süre sonra Van’da bulunan Ermeniler, Ruslar tarafından Kafkasya’ya göç ettirilmiş, Van’ın idaresine Rus yöneticiler atanmıştır.
Osmanlı Devleti, Van isyanıyla birlikte Ermenilerin devletin toprak bütünlüğünü tehlikeye düşürdüğünü müşahede ederek Ermeni komitelerini kapatmış, üyelerini 24 Nisan'da tutuklamıştır.
Van’da Ermeniler tarafından başlatılmış olan geniş çaplı isyan, Osmanlı Devleti’nin Ermeniler yönelik tutum ve bakışını değiştirmiştir. İsyan sonucundan Van yakılıp yıkılmış Van’ın Müslüman Türk-Kürt halkının yüzde 64 katledilmiş, on binlerce Vanlı mülteci duruma düşmüştür.
Van’ı işgal eden Rus birlikleriyle birlikte sevinç gösterileri düzenleyen ve kiliselerde çanlar çalan Osmanlı vatandaşı Ermenilerin Rusların yüz üstü bırakması sonrası sevinçleri kısa sürmüştür.
TAŞNAK FELAKETİ
1908’de yani 1915 isyanından 7 yıl önce Van'da coğrafya meraklısı bir İngiliz kâşif, konsolos yardımcısı ve askeri konsolos olarak 1908’den 1910 yılına kadar görev yapan Yüzbaşı Bertram Dickson Ermeni Taşnak Cemiyeti’nin Van’daki faaliyetlerini kaleme alarak rapor düzenlemiştir.
Raporda özetle şu bilgilere yer verilmiştir:
1-Ermenilerin halk olarak çoğunluğu oluşturacağı tek bir vilayet oluşturmak amacıyla Van, Erzurum ve Bitlis vilayetleri yeniden düzenlenmeliydi. Bu kentlerdeki Kürt nüfusu ise diğer vilâyetlerin sancaklarına gönderilmeliydi. Böylece yeniden oluşturulacak bu büyük ve yeni vilâyet; İran ve Kafkaslardaki Ermeni vilayetleri ile bağlantı kurabilecek “seçilmiş bir bölge” oluşturabilecekti.
2- Bu seçilmiş “Ermeni Bölgesinin” olabildiğince fazla Ermeni ile iskân edilmesini ve diğer milletlerin bu bölgenin dışında tutulmasını istemekteydi. Bu amaçla da Amerika ve diğer ülkelerdeki Ermeni göçmenlerin geri dönmesinde ısrar edilmekteydi. Böylece göçmenlerin mevcut bölgedeki vatanlarına geri dönmesini ve Kürtler, Çerkezler vb. gibi milletlerin de buradan çıkartılması talep ediliyordu. Müslümanların karma nüfusa sahip olan tüm köylerden kovulması yönünde çalışılıyordu. Keza papazlar ise tüm Ermenilerin mümkün olan en kısa sürede evlenmeleri ve bölgedeki Ermeni olmayan unsurları bastırmak amacıyla büyük aileler kurmaları yönünde çağrıda bulunuluyorlardı.
3- Taşnak örgütü üyeleri güçlerinin yettiği kadar Ermeniler arasında yaşanan tartışma ve anlaşmazlıkların Türk mahkemeleri yerine kendilerine yönlendirilmesi konusunda ısrar ediyorlardı. Bu durum ayrıca onlara tüm Ermenileri kontrol altında tutma fırsatı ve milliyetçilik karşıtı olan tüm eğilimleri cezalandırma fırsatı da verecekti.
4- Tüm Ermenileri söz konusu seçilmiş bölgenin tamamında büyük miktarlarda silah ve cephanelik toplanmasında kullanılacak para yardımında bulunmaya zorluyorlardı.
5- Osmanlı’daki Ermeniler arasındaki tüm yabancı misyonları bastırmayı, milliyetçi ruhu teşvik etme eğiliminde tutuyorlardı.
6- Kürtlerin ve Hamidiye Alayları’nın silahsızlandırılmasını istiyorlar ve böylece Kürtlerin önemsiz duruma gelmesini hedefliyorlardı.
7- Taşnak liderleri heyecanlandıklarında Ermenilerin “Dünya’nın tuzu” olduğunu belirtiyorlardı. Asla Türklerin ya da başkalarının egemenliğine teslim olamayacaklarını veya “cahil” Kürtlerle aynı sınıfta tutulamayacaklarını beyan etmelerinin bir önemi olabilirdi. Bu da yukarıda belirtilenler ile ele alındığında başka şekilde yeterince meşru olan Ermeni milliyetini farklı kılma ve dil, tarih, okul, kiliseleri gibi tüm ulusal çıkarlarını koruma politikalarına bir renk katmaktadır.
Dickson raporunun sonunda genel bir özet yaparak Taşnak örgütünün son üç yıl içerisinde çok güçlü hale geldiği gibi hâlâ da büyümeye devam etmekle beraber Taşnak örgütünün sorumlu komitesinin bu dönemde İstanbul’da da etkili olduğunu,Taşnak örgütü liderlerinin vilâyette bulunan Ermeni toplumunu kontrol etse de temel düşünce yapıları uyarınca politikadan çok “paraya önem veren” herhangi bir Ermeni için söz konusu örgüt liderlerinin arkasında Osmanlı’da reformların tam anlamıyla yapılması durumunda herhangi bir takipçi de kalmayabileceğini ifade etmiştir.
Sonuçta…
XIX. yüzyılın yılın sonlarında kurulan Taşnak cemiyeti1898 yılında Tiflis’de yapılan II. Genel Kongresi’nde partinin uygulayacağı taktikler konusunda üyeleriyle görüşmeler yapmış, bu toplantılar sonucunda İstanbul, Kilikya, Sason ve Van’da çıkarılacak isyanlarda kullanılmak üzere silah ve cephane toplanmasına karar vermiştir. Ermeni cemiyetleri, 1915 öncesinden başlayarak terör, tedhiş, isyan, propaganda vb. faaliyetler içerisine girmiştir.
Ermeni toplumunu, Osmanlı Devleti ve Türk halkı ile karşı karşıya getirmek için her yola başvurulmuştur. İsyanın amaçlarından biri de Kürtleri bölge dışına çıkarmak olmuştur. Ancak Kürtlerin sağduyulu davranarak kendi gelecekleri için Osmanlı Devleti ile birlikte hareket etmeleri sonucu büyük oyun bozulmuştur. Ermeni isyanı başarıya ulaşmış olsaydı Doğu Anadolu bölgesinde bugün Kürt nüfusu belki de hiç kalmamış olacaktı.
1915 Van isyanında söz konusu Ermeni örgütleri, terör, tedhiş, isyan, propaganda vb. faaliyetler içerisine girerek Ermeni halkını bağımsız büyük bir Ermenistan hayalinin peşinden büyük bir felakete sürüklemişlerdir.



Yorumlar
Yorum Gönder